Oral ilişki, her ne kadar Kur’an ve Sünnet’te doğrudan yasaklanmış fiillerden olmasa da, selim fıtratın tiksineceği bir şey olması hasebiyle mahzurludur. Yani buna belki fıkhen “haram” diyemeyiz ama en azından “mekruh” olduğunda şüphe yoktur ve mekruh da haram gibi kaçınılması gereken fiillerin hükmüdür. Zira tenasül mahalleri aynı zamanda insan bedeninin ıtrahat mahalleridir yani pis yerlerdir ve cinsi birliktelik esnasında oradan meni, mezi gibi sıvılar salgılanır. İnsanın bu mahallere ve bu sıvılara ağzını sürmesi hem sağlığa zararlıdır hem de çirkin bir şeydir, düzgün insan tabiatının kabul etmeyeceği bir davranıştır. Allah insanı kerim olarak yaratmıştır. (İsrâ sûresi, 17/70) Güzel davranışları onlara helal, çirkin işleri ise haram kılmıştır. (A’râf sûresi, 7/157) Hele daha ileri gidip ağza boşalma diye tabir edilen durumun caiz olduğunu söylemek mümkün değildir. O tür sıvıların yutulması haramdır, zira bir başka insanın bedeninin bir parçasının ya da atığının yenmesi/içilmesi haramdır. (Bkz. Zeylaî, Tebyînü’l-Hakaik, 2/183; Haskefî, ed-Dürr el-Muhtar s.202)

İnsan, dünyevi zevk ve lezzetlerden nasibini ararken bunu “insani” yoldan temin edebileceği gayet geniş bir daire vardır. Bu tür gayri insani ve insani keramete ters yollara tevessül etmek, bir manada insani fıtratı bırakıp, daha düşük seviyedeki varlıkların derecesine inmektir.

Aynı zamanda bu tür davranışlar insan onuru ve saygıdeğerliğine aykırı olduğu için zamanla eşlerin birbirlerine olan saygılarını da zedeleyecektir. Eşler birbirleri için salt birer cinsel obje değildirler. Birbirlerine karşı duydukları hürmet hisleri, selametli bir yuvanın olmazsa olmazıdır. Hele bir eşin diğerini, hoşlanmadığı halde böyle bir şeye zorlaması kesinlikle caiz değildir.

Kategori: