İşin detayını ve bankacılık sistemi içerisindeki etkisini bilemediğimiz için bu noktada net bir şey söylememiz mümkün değildir. Ancak şunu söyleyebiliriz: Faiz vb. haram kılınan şeylerin bizzat yapılması dinen mahzurlu olduğu gibi bunlara aracılık yapmak ve bir şekilde destek manasına gelebilecek eylemlerde bulunmak da caiz olmaz.
Temel işlev alanı dinen meşru/helal olmayan işletme veya iş kollarına yaptıkları gayri meşru iş/hizmet/üretimin bizzat bir parçası olacak ve haram ürün ve hizmetin ortaya çıkış zincirinin bir bölümünü oluşturacak hizmetler sağlamak, ürünler satmak vb. şeyler “haram bir faaliyete destek olmanın dinî hükmü” kapsamında değerlendirilmelidir. Bunun ise وَتَعَاوَنُوا عَلَى الْبِرِّ وَالتَّقْوَى وَلَا تَعَاوَنُوا عَلَى الْإِثْمِ وَالْعُدْوَانِ “İyilik ve takvada yardımlaşın, günahta ve düşmanlıkta yardımlaşmayın” (Maide, 2) ayeti kapsamına girmesi nedeniyle dinen sakıncalı olduğu açıktır. Fakat böyle değilse, yani üretimin bir parçası olmayıp ortaya çıkan ürünün bir bölümünü teşkil etmiyor, sağlanan ürün/hizmet başka şeyler için de kullanılabiliyor, ancak alan kişi bunu bir tercih olarak gayrimeşru bir alanda kullanıyorsa bu satıcı açısından bir mahzur teşkil etmez, denilebilir.
Umuma açık ve -meşru/gayrimeşru- pek çok alanda kullanılabilecek şekilde ürettiğiniz bir ürünü veya programı, gayrimeşru ürün satan veya üretim yapan fabrikaların -özellikle bu kurumlara pazarlamamak kaydıyla- çeşitli platformlardan satın alıp kendi işleri için kullanmalarının -sizin açınızdan- bir sakıncası olmaz, denilebilir. Ancak sırf bu kurumlara özel ürün üretiyor, kurulum-güncelleme, bakım-onarım vb. işlemlerini yapıyorsanız bu, onların yaptıklarına destek manasına geleceğinden uzak durulmalıdır. Zira yukarıda ifade edildiği üzere “haram bir faaliyete destek olmanın dinî hükmü” kapsamında değerlendirilir ve caiz olmaz.
İşin bir diğer boyutu ise sizin çalıştığınız firmadaki konumunuz. Şayet firma size ait, hangi işlerin alınıp alınmayacağına sizler karar veriyorsanız, bu durumda ihtiyatlı hareket etmek gerekir. Ancak sadece bir çalışan iseniz, çalıştığınız yerin yaptığı işlerin geneli meşru ise, firmanın iş kabullerine dair bir yetki ve etkiniz yok ve gelen işleri yapmak “zorunda” iseniz, bu durumda bu tür şüpheli işlerin mümkün olduğunca parçası olmazsınız. Bu mümkün değilse, bu bir yönüyle günümüz şartlarında kaçınılması mümkün olmayan bir durum (belvâ-i âm) olarak değerlendirilebileceğinden, işi “zaruret ölçüsünde” yapar, bir yandan da o işten sıyrılmanın yollarını aramaya devam edersiniz.
Özetle, haram kılınmış bir fiilin işlenmesine direk destek mahiyetinde olan bir iş yapmaktan sakınılmalı. IT alanında, yukarıda zikredildiği gibi yapılan işlemin mahiyeti ve kişinin çalıştığı iş yerindeki konumu, işi yapıp yapmamadaki seçme seçeneği vb. belirleyici olur.