Gerek uçan kuş gerekse yürüyen hayvanlar, haklarındaki dinî hüküm iki tarifle anlaşılır: Kuşlar için ölçü, tırnağa sahip olup bu tırnakla avını yakalayıp yiyen vahşi kuşların etinin yenmemesidir. Atmaca, şahin, alaca karga, yarasa, akbaba, kuzgun, kartal, çaylak gibi tırnaklarıyla avlanan kuşların eti yenmez. Ancak tırnakları olduğu halde bunları silah olarak kullanmayan ve gıdasını tırnağıyla elde etmeyen kuşların eti yenir. Örneğin, güvercinin tırnağı vardır ama silah olarak kullanmaz.

Yürüyen hayvanlarda ise azı dişleri esastır. Azı dişlerini silah olarak kullanan hayvanların eti yenmez. Kurt, tilki, kedi, arslan, kaplan, sırtlan, fil, köpek, gelincik, sincap, pars, maymun, sansar gibi hayvanlar bu kategoriye girer. Ancak azı dişi olduğu halde bunu yırtıcı alet olarak kullanmayan ve gıdasını onunla temin etmeyen hayvanların eti yenir. Örneğin, devenin azı dişi vardır ancak onu silah olarak kullanmaz ve saman, ot gibi gıdalarla beslenir.

Üçüncü bir kısım ise tabiatı itibarıyla kötü, pis ve habis olan hayvanlardır. Bunlar avlarını tırnaklarıyla veya azı dişleriyle elde etmezler, ancak tabiatları gereği pis olan yaratıklardır. Kirpi, fare, akrep, yılan, kene, kurbağa, kara ve deniz kaplumbağaları, köstebek, sinek çeşitleri bu gruba dahildir. Ayrıca, kesilen hayvanın husyeleri, ödü, idrar torbası, tenasül uzvu gibi uzuvları da yenmez. Bu parçalar harama yakın şekilde mekruh olarak kabul edilir ve yenmemelidir. Ancak hayvanın ciğeri ve dalağı yenilebilir ve helâldir.